Asya devletlerinden biri. Meşruti krallıkla yönetilir. Yürütme erki Kral, Senato ve Millet Meclisi tarafından kullanılır. Senatonun kaydı hayat şartıyla seçilen 50 üyesi, Meclisin 171 üyesi vardır. Memleket 7 büyük ve 4 küçük bölgeye ayrılmıştır ve her bölge bir valinin idaresi altındadır.
Yüzölçümü 647.486 kilometrekaredir. Nüfusu en son tahminlere göre 13.800.000 tir. Acemce ve Pastoca en fazla konuşulan dillerdir. Hükümet merkezi Kabil (310.000), Kandehar (195.000) ve Herat (150.000) en büyük şehirlerindendir. Büyük çoğunluğu sünnî müslümandır. İlk ve orta öğretim parasızdır. Üniversite 1932 yılında kurulmuştur. Adalet işleri şeriat kanunları ile yürütülür.
Çok dağlık bir yüzeyi vardı.Deniz yüzeyinden ortalama olarak 1200 metre yüksekliktedir. Hindikuş dağları bu ülkenin yeryüzü şekillerine hâkimdir. Bazı dağları 7.000 metreye yükselir. Büyük nehirleri, yoktur. En uzun ırmağı 1100 kilometre uzunluğundaki Himent’tir. Genel olarak kara ikliminin etkisi altındadır. Kışları soğuk, yazları çok sıcak geçer. Uzun süren kuraklıklar olur.
İkliminin kurak ve yüzeyinin dağlık olmasına rağmen sulama sayesinde başarılar elde edilmektedir. Besin mad. delerini kendisi sağlar. Pamuk önemli bir ihracat maddesidir. Yılda 11 bin ton istihsalin 4 bin tona yakını ihraç edilmektedir.
Yer yer toprak altı serveti olarak kurşun, demir ve kömür cevherlerine tesadüf edilmekteyse de, bunların işlenmesine hız verilmemiştir. Kabil ve Kandıharda çeşitli endüstri faaliyetleri mevcuttur.
Dış ticareti Ekonomi Bakanlığı ve Millî Banka tarafından murakabe edilir. Dış ticaretinin % 80′i Pakistanlıdır. Pamuklu dokuma, şeker, canlı hayvan, çay, kâğıt ve çimento başlıca ithalât maddeleridir. En fazla ihraç edilen maddeler de pamuk, baharat, meyve ve halıdır.
Afgan parası gümüş para esasına dayanır. Bir afgani, takriben bir dolar değerindedir. Afganistan’ın üç bayramı vardır: Bağımsızlık Bayramı, Necat Bayramı, Kralın doğum günü.
Afganistan bizimle dost olan bir ülkedir. Karşılıklı dostluk ziyaretleri yapılmaktadır.
Eski Yunan medeniyetinin merkezi ve bugünkü Yunanistan’ın başşehri. Nüfusu 568.084 tür. Etrafı tepelerle çevrilidir ve yalnız batı kısmı açıktır. İskelesi olan Pire’ye 7 kilometre uzaklıktadır.
Bugünkü Atina, eski şehrin küçük bir parçasından ibarettir. Akropol denen iç kalesi bir tepenin üzerindedir.
Atina, eski çağlardan beri, çeşitli saldırılar karsısında birçok defa yıkılmıştır. İlkin İranlılar, sonra Romalılar, Haçlılar ve Osmanlılar tarafından zapt edilmiş ve kıymetli eserlerinin pek çoğu başka yerlere taşınmıştır.
1458 yılında Fatih Mehmet tarafından alınarak Osmanlı sınırları içine katılmış, 1829 yılında imzalanan Edirne antlaşması ile Yunan bağımsızlığının tanınması üzerine Yunanistan’a bırakılmıştır. 1832 den beri bu devletin başşehri bulunmaktadır.
İstanbul, Marmara Bölgesi’nde il ve Türkiye’nin en büyük kenti. Tarih boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapan, 133 milyar dolarlık yıllık üretimiyle Dünyada 34. sırada yer alır. Türkiye’nin kültür ve finans merkezidir. İstanbul, 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Marmara kıyısı ve İstanbul Boğazı (Boğaziçi) boyunca, Haliç’i de çevreleyecek şekilde Türkiye’nin kuzeybatısında kurulmuştur.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Sultan Ahmed meydanında, Kanuni Sultan Süleyman Hanın
Kanunî Sultan Süleyman Osmanlı Devleti’nin onuncu sultanı ve İslam halifelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi Aişe Hafsa Sultan olup, Kanûnî lakabıyla meşhur oldu. Avrupalılar Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lakaplarını verdiler. Sultan Süleyman Osmanlı hanedanı içinde en uzun süre tahtta kalan padişahtır.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
sadrazamı
Sadrazam, VEZİR-İ AZAM da denir. Osmanlı Devleti’nde bugünkü başbakan durumunda olan vezir-i azama verilen isim, padişahın vekili olarak görev yapar ve onun altın mührünü taşırdı. Divana başkanlık eder, padişah sefere katılmıyorsa ordunun başına geçer, bu görevi sırasında Serdar-ı Ekrem sıfatıyla padişahın bütün yetkilerini kullanırdı.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
İbrahim Paşanın inşâ ettirdiği ve ikâmet ettiği
İbrahim Paşa, 1789′da Kavala’da doğdu. Babası Kavalalı Mehmed Ali Paşa’dır. Babası Mısır’da yarı bağımsız bir idare kurduğu sırada İbrahim İstanbul’daydı. İbrahim, buradan Mısır defterdarlığına tayin edildi. Kölemen ve Vahhabilerin isyanlarını bastırmak üzere Said’e (Yukarı Mısır) gönderildi. Burada Bedevilerle mücadele etti. Vahhabi hareketi Suriye ve Irak’ı tehdit etmeye başlayınca, babası tarafından bu sorunu çözmekle görevlendirildi. İbrahim, bunun üzerine 1816 yılında Hicaz’a hareket etti.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
saray. İçerisinde bir kule ve çardağı, köşk, hazîne odası, hamam, kiler, mutfaklar, dîvânhâne, hassa evleri gibi kısımları bulunan bu saray, çok kısa bir sürede inşâ ettirilmiştir.
Saray (Farsça’dan seray),
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
1521’de seferden dönen Pâdişâh burada ağırlanmış ve İbrâhimPaşanın Hatice Sultanla evlenmesi münâsebetiyle yapılan düğün yine bu sarayda olmuştur.
1525’te meydana gelen bir isyanda, saray bir hayli tahrip görmüş, kapı ve pencereleri parçalanmıştır. 1531’de şehzâdelerin sünnet merâsimi dolayısıyla yapılan eğlenceleri seyretmesi için, pâdişâha mahsus olmak üzere meydanı gören bir kasr inşâ edilmiştir.İbrâhim Paşanın ölümünden sonra sarayın bir kısmı,
1521 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
kapıkulu ocağına asker yetiştirmek üzere acemioğlanı mektebi hâline getirilmiş, geri kalan kısmı da yine saray olarak kullanılmaya devâm edilmiştir. 1571-72 de Mîmâr Sinan tarafından tâmir edilerek, 1582’de Feridûn Bey ile Ayşe Sultânın düğünleri burada yapılmıştır. 1585’te bir tâmir daha gören saray İbrâhim Paşaya tahsis edilmiştir. Daha sonra 1645’te Yusuf Paşa, 1648’de Telli Haseki’ye verilen saray, 1652’de çıkan bir yangında tamâmen yanmıştır. 1720’de Nevşehirli
Kapıkulu Ocağı, Osmanlı Devleti’nin sürekli ordusunu oluşturan ve doğrudan padişaha bağlı olan yaya, atlı ve teknik sınıftan asker ocaklarına verilen addır. Kapıkulu ocaklarının kurulmasından önceki dönemde Osmanlı Devleti’nin askeri gücünü yayalar ve müsellemler oluşturuyordu.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
Damat İbrahim Paşa tarafından tâmir veya yeniden inşâ ettirilmişse de 1742’de tekrar yanmış ve bir daha tâmir ettirilmemiştir.
Daha sonra saraya bağlı bâzı binâlar, çeşitli hizmetler için kullanılmıştır.Çevresindeki binâların bir kısmı da tâmir ettirilerek tapu dâiresi, cezâevi ve askerî hizmetler binâsı olarak faydalanılmıştır. Esas saray bölümü son yıllarda tamâmen restore edilmiş ve 1983 senesinde Anadolu Medeniyetleri Sergisi için kullanılmıştır.Serginin sona ermesinden sonra saray, Türk-İslâm Eserleri Müzesi hâline getirilmiştir.
Rehber Ansiklopedisi

Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti , Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülkedir. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası’nın uzantısı olan Trakya’da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan (Nahçıvan Özerk Bölgesi ile), İran, Irak ve Suriye’dir.